21.9 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 28, 2022
Ana SayfaİtalyaBolognaBologna’da Görülmesi Gereken Yerler

Bologna’da Görülmesi Gereken Yerler

Bologna, Venedik veya Floransa gibi yerlerde bulamayacağınız otantik yapıya sahip. Yemekleri, çok eskilere giden tarihi ve kırmızı yapılarıyla Bologna oldukça çekici bir yar. Fakat Bologna’yı daha da çekici yapan şey, uygun fiyatlı olması.

Kahve içmek, yemek yemek ve konaklama için gitmeye karar verirseniz sizden, İtalya’daki diğer turistik bölgeler kadar, ücret almayan bir yer olan Bologna, geziniz boyunca sizi severek ağırlayacak ve evinizde hissettirecek bir yer.

Bologna hakkında bilgi edinmek için İtalya’nın Kırmızı Şehri: Bologna yazısını okuyabilirsiniz. Bologna’da Ne Yenir yazısı da sizin için bütün tatları derleyen bir yazı.

Peki Bologna’da nereleri görmelisiniz? Hemen sıralayalım:

  1. İtalya’nın En Yüksek Eğik Kulesi – Asinelli Tower’a tırmanın

Bologna’nın tam kalbinde, şehrin merkezinde kendine ait büyük bir eğik kulesi var. Şehrin göbeğinde bulunan Asinelli Tower’ın eski, eğik ve sallanan merdivenlerini çıkarken kesinlikle bir maceradaymış gibi hissedeceksiniz. Ahşap merdivenler dar ve sizi aşağıya düşmekten koruyan tek şey, ince bir ahşap korkuluk. Çımaya değer çünkü antik kentin çatılarının olağanüstü manzarasını buradan çok iyi görebilirsiniz.

  1. Batı Dünyasının En Eski Üniversitesi – Teatro Anatomico

Bologna, Orta Çağ’da ilerici bir şehirdi ve hala 1088’de kurulan Batı dünyasının en eski üniversitesine ev sahipliği yapıyor. Anatomik Tiyatro veya Teatro Anatomico’nun tarihi 1595’e kadar uzanır. 1636’da aynı yere yeniden inşa edilmiş. Üniversite öğrencilerinin insan vücudunu tanıması için otopsilerin yapıldığı yer burasıydı.

O günlerde soğutucular yoktu, bu yüzden öğrenciler otopsi yapılırken ahşap basamaklardan izliyorlardı. Öğrencilerin uykuya dalmamaları için koltukların rahatsız edici ve dik olduğunu gözlemlemeniz mümkün.

  1. Portikoları gezin

Bologna gelişen üniversite dolayısıyla hızla büyüdüğünden, öğrenciler için ekstra konutlara ihtiyaç duyuluyordu. Üniversite şehir merkezindeydi ve şehir dışında inşa etmek yerine, çözümü Bologna binalarının ön cephelerine, sokaklara cepheler inşa etmekte buldular.

Bu öğrenci yurtları, at arabalarının geçebileceği kadar geniş ve yüksek olması şartıyla, mevcut binaların önüne inşa edilmiştir. Şehrin her yerine dev kemerler inşa edildi.

Bugün, yağmur ve sıcak güneş dahil olmak üzere kötü hava koşullarından korunan güzel yapıların altında yayaların dolaşmasına izin veren 45 km’lik kemerler (aka Porticoes) hala tüm ihtişamı ve gizemli galerileriyle ayakta duruyor. Portikolarda kaybolmak, keyifli bir alışveriş öğleden sonra geçirmenizi sağlar.

  1. Monte della Guardia’ya en uzun Portiko

Bir öğleden sonra alın ve Bologna şehir merkezinden Madonna di San Luca Tapınağı’na yürüyün. Bu saatlik yürüyüş sizi dünyanın en uzun portikosuna götürür. Aslında, Bologna’nın en yüksek noktası olan Monte della Guardia’ya giden birçok kapalı yürüyüş yolunun bağlantısıdır. En üstte Kilise ve Bologna’nın muhteşem panoramik manzarası var.

  1. Piazza Maggiore

Bologna’nın ana meydanı Piazza Maggiore’dir ve burada San Petronio Bazilikası da dahil olmak üzere görülecek çok şey vardır. Bu kilisenin dünyanın en büyük kilisesi olması hedefiyle başlamış olsa da Vatikan inşaatın haberini alınca bu hedeften vazgeçilmiş.

Bologna, diğer İtalyan şehirleri kadar kiliseye odajklanmayan bir şehirdi ve San Petronio Bazilikası, Piskoposlar tarafından yönetilmenin aksine komünal bir projeydi.

Bu Bazilika, sanılanın aksine Bologna’nın ana kilisesi değildir. Bologna’nın asıl ana kilisesi, dell’Indipendenza, Cattedrale di San Pietro’nun ana caddesi üzerinde yer almaktadır. İtalya’daki diğer kiliseler gibi büyük bir meydanda durmuyor. Bu Katedral, caddenin kaldırımında yer aldığı için kolayca gözden kaçabiliyor.

  1. Neptün Çeşmesi

Piazza Maggiore’nin yanında yer alan, Neptün Çeşmesi heykelinin merkezini oluşturan Piazza del Nettuno’dur. Çeşme, Nereidler ve Cherub’lardan oluşan üç katmanlı bir çeşmenin üzerinde duran Tanrı Neptün ile heybetli bir görüntüye sahiptir. İnşaası 1567 yılına kadar uzanıyor.

  1. San Petronio Bazilikası

Piazza Maggiore’de bulunan bu güzel kilise, dünyanın en büyüklerinden biridir. İnşaat 1390’da başlamış ve bu güne kadar henüz bitmemiş. Kilise, eski ve yeni ahitleri betimleyen sanat ve heykellerle doludur, ancak en dikkate değer sanat eseri, 1655 yılında astronom Giovanni Domenico Cassini tarafından zamanı ölçmek için tasarladığı Meridian Line’dır. Her gün öğle saatlerinde güneş, ekinoks ve gündönümü gibi şeyleri belirleyebileceğiniz bu meridyen çizgisine düşer.

  1. San Petronio’nun Terası

Kiliseyi ziyaret ederken çatı katına erişmek için arkaya gittiğinizde Bologna’nın en iyi manzaralarından birini yakalamanızı sağlayacak tepeye çıkaran bir asansör göreceksiniz. Nefes kesen bu manzarayı kaçırmayın.

  1. Basilica di Santo Stefano

Cremeria Santo Stefano’da Piazza Santo Stefano meydanını mutlaka görün. Yedi Kilise olarak bilinen Bazilika da burada yer alır.

  1. Memoria di Ustika Müzesi

Bu müze, 27 Haziran 1980’de düşen bir uçağın anıtıdır. Trajedide ölen 81 kişiyi temsil eden 81 yanıp sönen ışık ve 81 karartılmış ayna vardır.

Bologna’dan kalkan uçak Palermo’ya gidiyordu. Uçağın yanlışlıkla NATO güçlerinden bir füze tarafından hedef alındığına inanılıyor.

  1. Küçük Venedik: Commachio

Bologna’nın gezerken bulabileceğiniz kendi gizli kanalları vardır ve Venedik’i anımsatır. Ancak, Emilia Romagna’nın asıl Venedik’i olarak bilinen, Bolonya’dan günübirlik güzel bir gezi olan Commachio adında bir kasabadır.

Su yolları ve kanallarla birbirine bağlanan 13 farklı adacık üzerine kurulmuş bu kasabada Sophia Loren film çekmiş. Büyüleyici bir balıkçı müzesi var ve kasaba yılan balığı ile ünlü. Ziyaret ettiğinizde tadını mutlaka deneyin.

  1. Via Drapperie

Piazza Maggiore’den yola çıkarak sizi eski bir ortaçağ sokak pazarına götürüyoruz. Via Drapperie, taze meyve ve sebze, ekmek ve peynir satan satıcılarla dolu bir yaya caddesidir. Bologna’nın tarihi merkezinin kalbidir ve yemek için ihtiyacınız olan her şeyi alabileceğiniz bir yerdir.

  1. Geleneksel Balzamik Sirkeyi Deneyin

Geleneksel balzamik sirke, şişe başına 50 ila 100 € arasında satılıyor. Nasıl yapıldığını öğrendikten sonra bu fiyat size makul geliyor. Çünkü geleneksel balzamik sirkelerin yaşlandırılması en az 7 yıl alıyor ve çoğu parti 15 yıla kadar varillerde tutuluyor. Hatta bazıları 45 yıl yaşlandırılabiliyor. Marketlerden alınan balzamik sirkelere benzemiyor; yoğun ve çok lezzetli.

Makarna, çilek, peynir ve hatta dondurma da dahil olmak üzere istediğiniz her şeyin üzerine birkaç damla damlatmanız yeterli.

  1. Parmigiano Reggiano yiyin

Peynirden bahsetmişken Parma, Bologna’dan kısa bir tren yolculuğu mesafesindedir ve Parmesan peyniri yemek için mutlaka gitmelisiniz.

Geleneksel balzamik sirke gibi, parmesan peyniri yapımında da özen gösterilir. İki yıl yaşlandırılır ve tadı eşit olarak dağıtmak için günlük olarak elle döndürülür.

  1. Gelato yiyin

Bologna, dünyanın en önde gelen Gelato Machine şirketine ev sahipliği yapmaktadır. Yani Gelato satan dükkanlar rakipsiz. Ucuz şeyler satan birkaç dondurmacı dükkanının olduğu Roma ve Floransa’daki yerlerin aksine. Bolonya’da her zaman kaliteli dondurma yiyeceğinizden emin olabilirsiniz.

Görsel : pixabay

Diğer Yazılar
spot_img

Son Eklenen Haberler